|
GÜNEŞ HAKKINDA BİLDİĞİMİZ DOĞRU VE YANLIŞLAR |
Güneş hakkında bildiğimiz ‘Doğru ve Yanlışlar’ Ne kadar güneşlenirsem o kadar bronzlaşırım. (YANLIŞ ) İyice korunmuş olsanız bile güneşte uzun süre kalmaktan kaçının. 45 dakikalık bir bir güneşlenmenin sonunda bunun sadece 20 dakikası cildinizi doyurur. Daha çok güneşlendiğinizde, daha fazla bronzlaşmazsınız ama güneş çarpma riskiyle karşı karşıya kalırsınız. Ayrıca her cildin bir en yüksek bronzlaşma derecesi vardır ve daha fazla güneşlenme bunu değiştiremez. Yüksek korumalı bir ürün kullanıldığında, uygulama daha az tekrarlanır. ( YANLIŞ ) Bir haftalığına tatile gidiyorum, tamamen bronzlaşmış olarak döneceğim. ( YANLIŞ ) Kalıcı bir bronzluğun oluşabilmesi için en az 48 saate ihtiyaç vardır. Dolayısıyla sekiz gün içinde bir ayda elde edilen bronzluğa ulaşmak mümkün değildir. Kısa sürede teninizi yakarak bronzlaşmaktan kaçının. Daha az güneşte kalarak bronzlaşmayı sağlayacak, cildi koruyacak ürünler kullanın. Hava sıcakken daha iyi bronzlaşılır. ( YANLIŞ ) Sıcaklık hissinin bronzlaştırıcı güçle hiçbir ilgisi yoktur. Çünkü en iyi bronzlaşılan saatler daha az sıcak olan ve sağlığımız için en yararlı olan saatlerdir. Saat 12’den 16’ya kadar olan sıcak saatlerde, güneş ışınları dik gelir, yakar ama bronzlaştırmaz. Bu saatlerde güneşe çıkmamaya özen gösterin. Denize girmek güneş çarpmalarına karşı koruma sağlar. ( YANLIŞ ) Denize girerek elde edilen ferahlık hissinin getirdiği hiçbir koruma yoktur ve ışınlar suya da girerler. Suya dayanıklı ürünler seçin. Gökyüzü kapalı, tehlike yok. ( YANLIŞ ) Gökyüzünün kapalı olması veya soğuk esen rüzgar güneş ışınlarının yoğunluğunu azaltmaz. Oluşabilecek kötü sonuçları engellemek için kapalı havada da korunun ve uygulamayı yinelemeyi unutmayın. Güneşliğin gölgesinde, mükemmel bir şekilde korunulur. ( YANLIŞ ) Güneşliğin altındayken bile güneş çarpmalarına maruz kalınabilir. Yansımaya dikkat edin: Kumda %20, suda %5( Bu yansıma oranı çok zayıf fakat çok tehlikeli. Çünkü ferahlık hissi yüzünden güneş ışınlarının yoğunluğu az hissediliyor ve gereken önem verilmiyor. ) ve karda ise %85 oranında yansıma oluyor. Bu rakamları aklınızdan hiç çıkarmayın, gölgede dahi korunmayı ve çocukları korumayı asla unutmayın! Güneş ürünü sadece güneşlenirken kullanılır. ( YANLIŞ ) Güneş şehirde günlük yaşantımızda da plajda olduğu şiddete sahiptir. Sokağa çıkarken bile güneş ürününüzü uygulayın ve sıkça tekrarlamayı alışkanlık haline getirin. Tedavi görürken, güneşe çıkmadan önce doktora danışmak gerekir. ( DOĞRU ) Uyku ilaçları, antibiyotikler, sivilce ilaçları vs. gibi bazı ilaçlar cildimizin güneşe karşı olan assaslık derecesini değiştirebilir. Bu nedenle her zaman doktorunuza danışın. Yüksek korumalı bir ürün kullanıldığında, uygulama daha az tekrarlanır. ( YANLIŞ ) Asla yapılmaması gereken bir hata. Yüksek koruma faktörü daha çok koruma sağlar fakat daha uzun süre değil. Uygulamayı tekrarlamak ise güneşe bağlıdır. Her iki saatte bir ya da güneşin yoğun olduğu her saat uygulayın. Yüksek korumalı bir ürünle tüm gün güneşte kalınabilir. ( YANLIŞ) Yüksek korumalı ürün, güvenlik seviyesini üst derecede sağlayarak güneşlenmenize olanak verir. Fakat daha uzun süre güneşte kalmanıza izin vermez. Cilt yanıkları içinde saklar. ( DOĞRU ) Yanmış bir bölge yaşam boyu hassas kalır. Eğer böyle bir durum varsa, bu bölge için daha yüksek korumalı bir ürün tercih etmelisiniz ve şapka veya herhangi bir kıyafetle güneşten korumalısınız. Güneş ürünleri alındıktan bir yıl sonra da kullanılabilirler. ( YANLIŞ ) Açılıp kullanılmış bir ürünü, bir yıl sonra tekrar kullanmak kesinlikle tavsiye edilmez. Çünkü ısı, zaman nedeniyle koruyucu özelliklerini yitirebilir. Ürünlerinizi güneşte veya arabanın arkasında bırakmayın. | |
|
GÜNEŞTEN EN İYİ ŞARTLARDA FAYDALANIN… Bronzlaşma; cildin güneşe karşı geliştirdiği doğal bir savunma mekanizmasıdır. UV ışınları tarafından uyarılan cilt, koruyucu üst deri hücreleri sayesinde melanin üretir. Melaninin bu ışınları emmesiyle cilt giderek koyulaşır ve pigmentasyon yani bronzluk oluşur. Ancak bu doğal korunma sistemi zararlı ışınlar karşısında yetersiz kalır. Dışarıdan özel bir koruma uygulamadığımızda ya da bu koruma doğru ve tam olmadığında cildimiz, sağlığımız ciddi bir tehdit altında kalır ve güneş en büyük düşmanımız haline gelir. Güneşin zararlı ışınları ciddi yanıklara, cildin elastikiyetini yitirmesine, sarkmasına, erken yaşlanmasına ve hücre yapılarının bozulup kanserojen hale dönüşmesine sebep olur. Ama bu tehdit nedeniyle güneşten faydalanamamak da hata olur. Çünkü güneş aynı zamanda D vitamini üretiminin ana kaynağıdır. Vücutta D vitamini sentezini ve özümlenmesini sağlar. D vitamini ise kalsiyumun kemiklerimizde kalmasını sağlayarak onları güçlendirir. Güneş, cildimizin güzelliğine katkıda bulunur, mutluluk hormonunun (serotonin ) salgılanmasını sağlayarak moralimizi düzeltir, depresyonu önler ve enerji seviyemizi yükseltir. Bu nedenle denizde, kumsalda, havuzda, sokakta yürürken hatta güneş alan bir pencerenin önünde otururken bile ondan korunarak ve doğru bir şekilde faydalanın. İhtiyaçlarınıza uygun güneş ürünleri kullanarak sağlıklı, güvenli bir yaz geçirin... | 
| |
|
|
GÜNEŞ SONRASI (AFTER SUN) |
GÜNEŞ SONRASI
Güneş sonrasında da cildinizin bakımını ihmal etmeyin! Güneşlenme sonrasında cildimizin özel ilgi ve korunmaya ihtiyacı vardır. Çünkü gölgede dursanız hatta plajı terk etmiş olsanız bile güneş banyolarından sonra cilde sızan UV ışınları etkilerini sürdürmeye, hücrelerinize zarar vermeye, cildinizin sağlığını ve gençliğini tehdit etmeye ve onu vaktinden önce yaşlandırmaya devam eder. Tüm bu etkilere karşı koymak, oluşan hasarları onarmak, cildi rahatlatmak, yitirilen nemi tekrar kazanmak, aynı zamanda bronzluğun kalıcı olmasını sağlamak için güneş sonrası bakım ürünlerini kullanmalıyız. Böylece cildimizin dayanıklılığı artar, gençliği ve güzelliği korunur, bronz rengi uzun süreli ve ışıltılı olur.
|  | |
|
| | << Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 1 - 4 of 6 |
|
|
|
|
|